Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Türkler Neden Pratik Zekalı

11/6/2008 · Kategori: Bilim _ Turkler

Ben bu konuyu merak ettim ve araştırdım. Neden mi? Türklerin eski zamanlardaki göçebeliği bu işe önemli oranda katkı sağlamış. Göçebe olduklarından dolayı insanlar sürekli pratiklik düşünmüşler. Bu da Türkleri ilginç insanlar yapmış. Örneğin sigarayı çorabına sokma. Bunun ne gibi bir mantığı olabilir dersiniz? Bir düşünelim;
1- Artistik olsun Grin
2- Gizlemek Amaçlı (Bu önemlidir. Sigarayı hiç sevmeyen kişilerin arasında gizlemek için en iyi yol Grin Kimse sizin çorabınızı açıp bakmaz )
3- Cebi dolu olabilir (Koyacak yermi kalmadı derseniz. Tüm cebleri doluysa donuna sokacak hali yok ya Grin)
4- Cebinin şişkin gözükmemesi amaçlı olabilir.
Daha buraya yığınla şey yazarım ama şöyle baktığınızda. %75 oranında pratik zeka hakim. İşte Türkler gerçi saçma sapan şeyler yapıp buna da pratik zeka diyoruz ama neyse Grin Grin


İşte bu da içine sigara koyabileceğinizi bir cebi olan çorap. Yine pratik zeka GrinSiritiyor

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Enerji Kıtlığına Çözüm Türk Mucitten Geliyor

31/8/2007 · Kategori: Bilim _ Turkler

Dünyayı birbirine katan enerji kıtlığının cevabı basit bir antiseptikte gizli olduğu anlaşıldı. Prof. Dr. Ali Erdemir'in ABD'de yaptığı "borik asitin motor yağının kayganlığını artırması" buluşu, büyük tasarruf da sağlıyor.

Motor ve metallerde aşınma, sürtünme ve yağlamayla ilgili teknolojileri kapsayan Triboloji'nin Türk dehası olarak tanınan Prof. Dr. Ali Erdemir, tüm dünyada çığır açacak yeni bir buluşu tamamlamak üzere olduğunu açıkladı.

 
ABD Enerji Bakanlığına bağlı Argonne Laboratuvarlarında çalışan Türk bilim adamı Dr. Ali Erdemir, borik asit parçacıklarını motor yağıyla karıştırarak, yağın daha kaygan hale gelmesini sağladı. Argonne Laboratuvarlarının internet sitesinde verilen habere göre, Erdemir, yağa borik asit parçacıklarını katarak, motor parçaları arasındaki sürtünmeyi azalttı ve böylece enerji tüketiminde tasarrufun yolunu açtı.
 
Dibe çökmeme özelliği bulunan borik asit, sürtünen yüzeylerin en ince kısımlarına kadar nüfuz ediyor ve burada koruyucu, kaygan bir tabaka oluşturuyor. Bu tabaka, sürtünen yüzeyler arasındaki sürtünme katsayısını üçte iki oranında azaltıyor ve bu da yüzeyde daha az enerji harcanmasını sağlıyor. Yeniliğin, aynı zamanda motor ve makinelerin ömrünü uzatma ihtimali üzerinde de duruluyor.
Erdemir, borik asit parçacıklarının yarattığı etki sayesinde, yakıt tüketiminde yüzde 4-5 oranında tasarruf sağlanabileceğini belirtiyor.
 
Borik asidin kayganlaştırıcı özelliği üzerine 20 yıldır çalışan Erdemir, 1991'de uygulamalı bilimin Nobel'i olarak adlandırılan 'R&D 100', 1999'da da 'Discover Awards' ödüllerini almıştı. İlk ödül 'Borik asidin motor ve makinelerde sürtünme ve aşınmayı yok eden özelliği'yle geldi. Erdemir ikinci çalışmayla da ultra sert karbon film kaplamayla motor ve makinelerde enerji harcamasını azaltarak sessiz çalışma sağlamış ve dişlilerin ömrünü birkaç kez artıran sürtünme katsayısını sıfıra indirmişti.
 
Elde ettikleri yeni maddeyle ilgili ipuçları veren Erdemir, 'Elmastan bile sert bir madde diyebiliriz. Ayrıca kayganlığı da harika. Bu nasıl böyle oldu, onu da hala çözebilmiş değiliz. Bunun da sırrını öğrenip, kamuoyuna ve bilim dünyasına en kısa sürede açıklayacağız. Bu madde tam olarak bittiğinde çok işe yarayacak. Kesici takım uçları bununla kaplandığında aşınma ortadan kalkacak. Motor, segman ve gömlek üzeri kaplandığında oksitlenme ve aşınma yok olacak. Bu, hem çok sert, hem kaygan, hem de hiç aşınmayan bir madde' şeklinde konuştu

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Türkler en uzun denklemi çözdü

13/8/2007 · Kategori: Bilim _ Turkler

Türk bilim adamları, İngiltere'den ödünç aldıkları bilgisayar sistemi ile en büyük integral problemini çözmeyi başardı. 40 milyon bilinmeyenli denklemin çözülmesinin sağlık ve savunma sanayiine katkı yapacağı belirtiliyor. Cep telefonlarının sağlığa etkisi de bu sayede tespit edilebilecek.
Yabancı meslektaşlarına kıyasla kısıtlı imkânlarla çalışan Türk bilim adamları, uluslararası bir başarıya imza attı. Bilkent Üniversitesi Bilişimsel Elektromanyetik Araştırma Merkezi (BiLCEM), tarihteki en büyük integral problemini çözerek dünya rekoru kırdı. Proje lideri Prof. Dr. Levent Gürel ve ekibi, yazılımını ve donanımını kendilerinin hazırladığı paralel bilgisayar sistemi ile 40 milyon bilinmeyenli bir denklemi çözdü. Bu sayede çok üst düzey modellemeler yapmanın mümkün olacağı ve simülasyon sistemi ile özellikle savunma ve sağlık sektörlerinde büyük aşama kaydedileceği belirtiliyor. Projenin amaçlarından biri ise cep telefonlarının insan sağlığı üzerindeki etkilerini tespit etmek. Daha önce ABD'nin Illinois Üniversitesi'nde görevli bilim adamları en çok 22 milyon bilinmeyenli denkleme ulaşabilmişti. Rekor, alanında dünyanın en önemli kuruluşu Elektrik-Elektronik Mühendisleri Enstitüsü'nce haziran ayında bilim dünyasına duyurulacak. Başarının ilginç bir de öyküsü var: Yüksek kapasiteli bilgisayarlara ulaşma imkânı olmayan ekip, kendi ürettikleri yazılımlar ile bir paralelleme metodu oluşturdu ve INTEL firması ile temasa geçti. İngiltere'deki sistemini ödünç veren firma, çalışanlarının tatilde olduğu bir hafta sisteme Ankara'dan erişim sağladı. Hafta boyu süren aralıksız çalışma, rekoru da beraberinde getirdi.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Türk mucitten konuşan araba

2/8/2007 · Kategori: Bilim _ Turkler

 

Türk mucitten konuşan araba

Şeritten ayrılırsanız sizi uyarıyor. Tanımadığı kimseler aracı çalıştıramıyor.


NTV ve Kanal D'deki Türk mucit yarışmalarında bilişim dalında dördüncülük ödülü alan Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Teknik Koordinatörü Recep Metin Yerdelen, şimdi de konuşan araba 'Funika Barış'ı yaptı.

Araç, tanımadığı kişiler tarafından kullanılmak istendiğinde asla çalışmıyor. Şeritten ayrılırsanız sizi uyarıyor. Yağ, benzin, motor ısısı bilgilerini konuşarak bildiriyor. Alkollü olarak araca binmeye kalkıştığınız anda hemen sizi uyararak en yakın polis birimine ve ailenize kısa mesaj yoluyla olayı bildiriyor.

Aracınızı kullanırken yorulur ya da uykunuz gelirse sizi sözlü olarak ikaz ediyor. Üçten fazla SMS uyarısı alırsanız motoru kapatıyor ve SMS ile gereken yerlere bilgi veriyor. Sürücü müdahaleye uğradığında bütün kapıları kapatıp, camları otomatik olarak kilitliyor ve motoru durduruyor.

42 yaşındaki elektrik mühendisi Yerdelen, "Konuşan Araba Funika Barış" isimli projesine 1999 yılında başladığını, projesine merhum Vali Recep Yazıcıoğlu'nun destek verdiğini söylüyor. Valinin trafik kazası sonucu ölümü üzerine projeye destek bulamadığını ve çalışmalarını yarıda kestiğini anlatan Yerdelen, "Ben de 'konuşan elbise' isimli projeye ağırlık verdim. Bu projeme Funika Holding yetkilileri destek verdi.

Konuşan araba projemden de bahsettim ve bu proje için destek sözü aldım. Yetkililer, bu iş için bana bir araç tahsis ettiler. Geçtiğimiz hafta yine bir trafik kazasında yakın arkadaşım olan Barış Akarsu'yu kaybettim. Anısına sahip çıkabilmek için projeme Funika Barış adını verdim." diyor. Yerdelen, "Konuşan Araba Funika Barış" ismiyle patentini aldığı projenin insan sağlığı yaşam destek sistemi ve güvenlik özelliklerini ihtiva ettiğini dile getiriyor.








 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Ampulü patlatan Türk buluşu

2/8/2007 · Kategori: Bilim _ Turkler

Türk araştırmacılar, Edison'un icat ettiği ampule alternatif nanoteknoloji ürünü ışık kaynağı üretti. Bu müthiş buluş Bilkentli araştırmacıların imzasını taşıyor. ”Ayarlanabilir beyaz ışık” teknolojisi ile Edison’ın icat ettiği Ampuller tarih olacak. Edison’ın keşfi olan ampuller ısıyı ışığa dönüştürüyordu. Türk imzası taşıyan buluş ise üretilen nanokristalli ledler ile elektrik enerjisini direkt ışığa çeviriyor. LED (Light Emitting Diode, Işık yayan Diyot) tabanlı ışık kaynaklarının ömrü 23 yıl sürecek. Türklerin müthiş buluşu otomobillerin aydınlatma sistemini de kökten değiştirecek.
Üstelik bu yeni ışık kaynağı yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlıyor. Yeni buluş, enerji tasarrufu ile küresel ısınma sorununa da çözüm yolunda katkı sağlayacak. Bu müthiş çalışma, dünyanın en prestijli dergileri arasında bulunan ''NANOTECHNOLOGY'' dergisinin 14 Şubat 2007 baskısında da kapak konusu oldu.
Müthiş buluş, Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü ve Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir ile öğrencileri Sedat Nizamoğlu, Tuncay Özel ve Emre Sarı'nın imzasını taşıyor.
Demir, başkanlığını yaptığı araştırma grubunun, nanokristal kullanarak beyaz ışık üretimini dünyada ilk kez ayarlanabilir renk özellikleri ile başardıklarını kaydetti.
LED'lerin günümüzde ampulsüz trafik ışıkları, kamera, mikroskop ışık kaynakları gibi kullanım alanları olduğunu ifade eden Demir, “LED'ler, evlerimizde kullandığımız ampuller ve florasan lambalarının yerine geçecek. Keşif, geleceğin iç mekan ve otomotiv aydınlatma fonksiyonlarını tamamen değiştirecek nitelikler taşıyor” dedi.

BİR ÖMÜRDE 4 AMPUL
Yeni teknoloji ürünü ışık kaynaklarının çok uzun yıllar dayanabildiğini ve elektrik enerjisini bire on oranında az kullandığını belirten Demir, ”Ampullerin dayanaksızlığını evimizde ne sıklıkta ampul değiştirdiğimizi düşünerek kolayca anlayabiliriz. Bir LED'i günde 12 saatten 23 yıl süreyle kullanabilmemiz mümkündür, bu da ortalama yaşamda sadece 4 defa ışık kaynağını yenilemek anlamına geliyor” dedi.
LED'lerle tüm dünya elektrik harcamasının yüzde 50 miktarında azaltması öngörülüyor. Dünyada üretilen tüm elektriğin yüzde 20'si aydınlatmada kullanılıyor. Tüm bu nedenlerden dolayı nanokristal katkılı beyaz ışık kaynakları hem bilim dünyasında hem de endüstride büyük ilgi çekti. Bu müthiş buluşun tasarımı, modellemesi, fabrikasyonu, deneysel karakterizasyonu ve kuramsal analizi de dahil olmak üzere tüm basamaklarının Bilkent Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Şimdi geriye sadece üretmek kaldı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!